İslam’ı, en saf ve muteber, ana kaynaklarından dosdoğru öğrenmeğe; Kur'an-ı Kerim’i, Hadîs-i Nebeviyi en iyi tarzda anlamağa daimi gayret gösteriniz. Bid'atten, hurafeden, temelsiz bilgiden, bâtılı hak veya hakkı batıl sanma tehlikesinden şiddetle sakınınız...

  • Arkadaşlarım
  • Temmuz 2, 2009

    >> Avrupa Birliği


    Avrupa Birliği Anlayışımız





    ÜnlemKonular Eklenecektir - Sizde Yazabilirsiniz - islamibilim@googlegroups.com

    Hazirane 26, 2009

    >> Stratejik Araştırmalar



    Ulusal ve Uluslararası Haberlerde Medyadaki Önyargı ve Propaganda Nasıl Saptanır  

    Medya Analiz  

     

    Bilderberg Nedir?

     

    Dış İlişkiler Komitesi (Council of Foreign Relations-CFR)  

     

    İdeolojik Savaş Ajanları

     

    Değişimde oyunun bütününü ya da makro planı görebilmek  

     

    Amerikan seçimleri ve uluslararası etkileri  

     

    ABD POLİTİKALARINI BELİRLEYEN ÖRGÜTLER   

     

    Dünya Politikasına Yön Verenler 7  

     

    Dünya Politikasına Yön Verenler 6  

     

    Dünya Politikasına Yön Verenler 5  

     

    Dünya Politikasına Yön Verenler 4  

     

    Dünya Politikasına Yön Verenler 3  

     

    Dünya Politikasına Yön Verenler 1

     

    Stratejik Araştırmalar Siteleri

    http://www.kritik-analitik.com/Documents.aspx

    http://www.zinde.info/index.php

    http://www.yakindoguhaber.com/

    http://www.sosyalsiyaset.com/documents/spis.htm

    http://www.asam.org.tr/tr/index.asp

    http://www.globalsiyaset.com/

    http://www.globalyorum.com/parts/konukyazar.asp

    http://www.koksav.org.tr/

    http://www.marmaragrubu.org/index.htm

    http://www.sagduyu.org/

    http://www.siyasalvakfi.org/

    http://www.siyasetkulubu.com/

    http://www.sam.gov.tr/tur/default.php

    http://www.ugsad.org.tr/?s=icerikler&b=anasayfa

    http://www.tesev.org.tr/

    http://www.uiportal.net/news.php

    http://www.ulusalstrateji.com/Main.aspx

    http://www.utesav.org.tr/

    http://www.doguturkistan.com/

    http://www.dunyasavaslari.com/

    http://www.masonluk.net/

    http://www.globalmasonluk.com/

    http://www.21yyte.org/tr/


     

    Hazirane 10, 2009

    >> Avrupa Birliği Anlayışımız

    Türkiye'nin AB'a (Avrupa Birliğine) Girmesi, Zaten Çok Kısıtlı Olan Hareket Ve Faaliyet İmkânlarımızı Toptan Yitirmemize Yol Açacak, Bizi O Toplulukta İstenmeyen Eritilmeğe Çalışılan, Ezilen, Hakları Çiğnenen Zelil Bir Azınlık Durumuna Düşürecek, Ülkemizi Kindar Millet Mensupları İstila Edecek, Büyük Ekonomik İmkânlarımız Tamamıyla Yabancıların Eline Geçecek, Yurdumuzun En Güzel Yöreleri Büyük Örgütler Ve Zengin Avrupalılarca Yağmalanacak, Binlerce Yıllık Şanlı Ve İmanlı Tarihimiz Son Bulacaktır

    Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN

    Bu gayri müslimler çift standartla çalışır, önce kuzu postuna sarılır, sonra kurtlaşırlar. Onların yaldızlı görünümüne aldanmamalı. Asırlarca süren Haçlı seferleri, Engizisyonlar, mezhep savaşları, evvelce İslâm hâkimiyetindeyken Hıristiyanların eline geçen ülkelerde Müslüman ahaliye reva görülen baskılar, zulümler, toplu saldırı ve vahşi katliamlar, Afrika'daki cinayetler, Papazlar yönetimindeki Kıbrıs'ta şahit olduğumuz insanlık dışı alçakça olaylar, İsrail işgaline uğramış bölgelerde Mısır'lı ve Filistinliler’e modern ve demokratik Amerika'da Müslüman zencilere yapılan dehşetli muameleler ve daleveleler... fikrimizi teyid eden haklı ve ibretli misallerdir.

    1971 senesinde New York’ta, Ortadoğu'da yapılması planlanan yeni kiliselere yardım toplamak için bir misyonerin yaptığı konuşmada şöyle dediği naklediliyor:


    "Muhammed, Mesih'i Arap Yarımadasından kovmuştu. Fakat Mesih (burada 'Mesih, derken Hz. İsa değil, Hıristiyanlık kastediliyordu) yirminci yüzyılda o yarımadaya tekrar zaferle dönecektir.

    Ve eğer siz Arap Yarımadasında yapılacak kiliseler için bağışta bulunursanız, Hıristiyanların, Mekke'de, Kâbe’nin yanına bir kilise yapma hayallerini gerçekleştirmelerine yardımcı olacaksınız. (Ahmed Varol, İslam Dünyasından Kesitler, Seha Yayınları, Cihad Serisi 1- s.14–15)

    Bu günlerde radyo ve televizyonlarda basın ve yayın âleminde, gençlik kesiminde, taşra halkı arasında İslam düşmanı şeytani güçler çok hızlı bir çalışma içine girdiler. Hiç mübalağa etmiyorum, biz toptan sahip çıkıp korumaz ve var gücümüzle çalışmazsak yakın bir gelecekte milli ve dini kültürümüz batacak, ayrıca Müslümanlar tüm ülkelerde çok büyük zararlara uğrayacaklar.

    Türkiye'nin AB'a (Avrupa Birliğine) girmesi, zaten çok kısıtlı olan hareket ve faaliyet imkânlarımızı toptan yitirmemize yol açacak, bizi o toplulukta istenmeyen eritilmeğe çalışılan, ezilen, hakları çiğnenen zelil bir azınlık durumuna düşürecek, ülkemizi gayri müslimler ve Ermeniler gibi kindar millet mensupları istila edecek, büyük ekonomik imkânlarımız tamamıyla yabancıların eline geçecek, yurdumuzun en güzel yöreleri büyük örgütler ve zengin Avrupalılarca yağmalanacak, binlerce yıllık şanlı ve imanlı tarihimiz son bulacak. Sebep olanlara yazıklar olsun!


    Bizim okumuşlarımız maalesef ekseriyetle safdil ve gafildir; insanı çileden çıkaran bir sorumsuzluk, vurdumduymazlık ve şapşal bir iyimserlik içindedir: zevki ve keyfi peşindedir; evrim, devrim, uygarlık, çağdaşlık ve modernlik laflarıyla büyülenmiş uyutulmuş ve aldatılmıştır; halka tepeden bakar ve milli, şeriat gelecek diye ürkütüldüklerinden, doludizgin emperyalizmin tuzağına, Siyonizm ve Hıristiyanlığın kucağına düşüyorlar; yağmurdan kaçarken doluya tutulacak, Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olacak, boynuz umarken kuyruk ve kulaktan mahrum kalacak

    Münafık, kâfir ve mürtetler, bizim yarı aydınımızın bu bönlüğünden iyi faydalanmış, iyi organize olmuş, dışardan kuvvetli destekler bulmuşlardır; ne kadar iyilik görmüş, nimetini yemiş de olsalar çoğu bu ülkeye candan bağlanamamıştır, kökleri ve gönülleri maalesef dışarıdadır, gizli emeller peşindedir. Sayıları azdır ama basına sanat, kültür ve eğitim alanlarına hâkimlerdir; ticaretle olağanüstü zenginleşmiş, ülke sanayisine el atmış, iç ve dış politikaya doğrudan veya dolaylı yolla etkili olma mekanizmasını kurmuşlardır.     

    1.  Avrupa Birliği(AB) girmeyi içte ve dışta kimler istiyor, bunların kafa ve kalp yapıları ne cinstir, miktarları nedir, niçin istiyorlar? Halkımızın ne kadarı konuyu iyi biliyor, umdukları veya korktukları nelerdir?

    2.  İlk yıllarda Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) iken, "hayır, bunların asıl amacı sonunda siyasi birlik kurmaktır" denildiğinde ilgililer şiddetle, red ve tekzib ediyorlardı. Efkâr-ı umumiyeden şimdi açıklanan asıl gerçekler o zaman niye gizlendi, niçin düpedüz yalan söylendi?

    3.  Önceleri bazı partiler ve bazı tanınmış kişiler muhalif idiler, sonra biri hariç bütün diğer
    partiler nasıl oldu da muhalefeti bıraktılar, büyük dış baskılar ve gizli talimatlar mı var?

    4.  Konunun İslâm dini ve fıkıh yönünden hükmü nedir; dinimiz gayrimüslimlerle böylesine köklü, sıkı fıkı, dönülmez ve değiştirilmez birleşmeye cevaz verir mi?

    5.  Bazı gazeteler AB'ye giriş anayasaya aykırıdır, "hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir" prensibini kaldıracağından inkılâplara da tamamen zıttır, hattâ vatan hainliğidir" diye yazdılar; bu kadar önemli ve ciddi ithamların cevabı nedir?

    6.  Devlet dairelerinde bulunan konu ile ilgili çeşitli sektör uzmanlarının, "AB'a giriş bizim millî menfaatlerimize aykırıdır" demelerine rağmen, daima "derin bilimsel endişe ve itirazlara rağmen, daima "karar kesindir, her ne pahasına olursa olsun girilecek, hazırlıkları ona göre yapın" denildiği istihbar ediliyor, bu kör ısrar ve acelenin anlamı nedir?

    7.  Bazı muzır ve satılık gazetelerin, ihtilal söylentileri yaymalarının; sun'î ve uydurma bir "irtica var" yaygarası koparmalarının; başörtüsü ve imam-hatip okulu düşmanlığı yapmalarının; İslâm’a saldırmalarının; radyo ve televizyondaki kesif misyoner ve Hıristiyan propagandalarının hep AB'a giriş hazırlığıyla ilgili olduğu yazılıp, söyleniyor, doğru mudur?

    8.  Ülkemiz, devletimiz ve dinimizle asırlarca savaşmış, saldırmış, dedelerimizi şehid etmiş, birliğimizi parçalamış, milletimizi devletimizi bölmüş, eski topraklarımızı istila etmiş, oradaki ırkdaşlarımızı katliam eylemiş olan ezeli rakiplerimiz şimdi artık uslanmış ve onlara kucak açmamıza, harim-i ismetimizde yer göstermemize, itimad etmemize hak mı kazanmışlardır?

    9.  Serbest yerleşme ve mülk edinme hakkı verdiğimiz zaman, elçilerimizi öldüren ermeni komiteciler; istiklal harbinde hamile kadınlarımızı öldüren çocukları süngülerin ucuna takan, Kıbrıs'ta masum, biçare çocukları katledip küvete dolduran fanatik yunanlılar; sinsi ve muhteris misyonerler, tarihi harabelerimizi soyup müzelerine kaçıran açgözlü eski eser kaçakçıları, maceraperest yağmacılar, yurdumuzun eşsiz, şahane güzel yörelerini para gücüyle kapatabilecek yabancı milyonerler... her tarafı istila etmeyecekler midir?

    10.   Yönetim onların çoğunluk idaresine geçince, topluluk meclisinin aleyhimize alacağı karar ve kanunları red etmeğe imkân kalacak mıdır? Öz yurdumuzdaki tüm değerlerimizi, zengin varlıklarımızı, vazgeçilmez hürriyetlerimizi, egemenlik ve mülkiyet haklarımızı nasıl olur da usta, sinsi, kindar ve kurnaz yabancılara devir ve teslim edebiliriz?

    Ülkenin asıl sahipleri nerede ve ne durumda ve ne yapmalı? Artık daldıkları derin uykudan uyanmalı, şuurlanmalı ve çok çalışmalı değil mi?     Bu soruları çok uzatabiliriz. Konuya gerçekten ciddiyetle eğilme zamanı gelmiştir. Hepimize düşen görev:

    1.    Resmi karar ve anlaşmaları dikkatle takip etmek

    2.    Bu konuda yazılan yerli ve yabancı literatürü toplamak, incelemek

    3.    Konu ile ilgili tüm dokümanları, fikirleri, tenkitleri, soruları, cevapları bir özel dosyada toplamak

    4.    Tanıdık bilim adamı, uzman ve aydınlarla konunun çeşitli yönlerini daima müzakere etmek,

    5.    Sonuçları sözle, yazıyla, konferansla, seminerle halka ve çevreye duyurmak

    6.    Gereken tüm şahsi ve toplu tedbirleri acilen almak ve emniyeti muhakkak sağlamaktır. Biz çalışmazsak, gafletten uyanmazsak bizim ülkede belki belirli, sınırlı sonuçlara ulaşabilirler; genelde değil! Çünkü Allah'ın nurunu tamamen söndürmeğe kimse güç yetiremeyecek, bu konudaki hevesleri hüsrana uğrayacak; kıyamete kadar Allah'ın sevdiği, dinine hizmet edici bir hayırlı grup daima mevcut olacak (Allah bizi onlardan eylesin); hatta inşallah Müslümanlar Kelime-i Tevhidle Roma'yı bile fethedecekler.

    7.    Ecdat yadigârı ve ata emaneti şu güzel diyarlara sahip çıkmalı; şu masum, mağdur ve mazlum millet el uzatmalı, şu şehit evlatlarını maddi ve manevi her türlü tehlikeden koruyacak tedbirleri almaya yönelmeli;

    8.    Her türlü çekişme ve ihtilafı bırakıp hak yolda birleşmeli; Keselerin ağzını açmalı, her türlü maddi ve manevi fedakârlığı göze almalı; nesillerin öz kültürümüze bağlı, imanlı ve şuurlu yetiştirmek için büyük eğitim müesseseleri kurmalı;


    9.    Basına, radyo ve televizyona, videoya, kültür hayatına hâkim olmalı; Küçük ve perakende sermayeleri birleştirip, yabancılarla yarışacak güçlü şirketler oluşturmalı, ticarete, sanayiye, ithalat ve ihracata, iç ve dış taahhüt işlerine kök salmalı;

    10.Zengin finans kaynakları sağlanmalı...

    11.Özet olarak, her türlü şahsi işten önce İslâm'ın savunulması, tanıtılması, yayılması, halkın irşadı ve iman hakikatlerinin tebliği için canla başla çalışmalı veya çalışanları var gücüyle desteklemeli.

    12.Emanetlerini elden kaçırırsak, yarın ecdadın yüzüne nasıl bakacak; Allah'ın dinine destekçi olmazsak hesap günü Rabbimize nasıl cevap vereceğiz!

    13.İnşallah, henüz iş işten geçmemiştir!

     

    Gündemdeki En Mühim Konu; İslam Şubat 89

    Düşmanların Gizli Emelleri; İslam, Ekim 88

    Büyük Tehlikeler!; İslam Kasım 88

    Hazirane 4, 2009

    >> Arab'ın Eşeği

    Mohamed Abbas Orabi'nin Arab'ın eşeği isimli kurgusu, günümüz Ortadoğu'sunu anlatıyor gibi...

    Mohamed Abbas Orabi

    Director of General Secretary Office Arab Medical Union
    Çeviren: Prof. Hayri Kırbaşoğlu

                                                                                                                                                                                    düzenleme: TEVHİD ASRI

    Adamın birisinin tarlasına bir eşek girer

    Sürüp ekip sulamak için ter döktüğü tarladaki ekinleri yemeye başlar

    Şimdi bu eşeği nasıl çıkarsın adam?

    Cevap vermesi zor bir soru!!!

    Adam hemen hızla eve gider

    Alet edevatlarını getirir

    İşin beklemeye tahammülü yok!

    Uzun bir sopa ,bir çekiç,bir miktar çivi ve bir de büyükçe bir tabaka

    mukavva getirir

    Mukavvanın üzerine şöyle yazar:

    "Ey eşek tarlamdam çık!"
    Sonra mukavvayı uzun sopaya çakar

    Çivi ve çekiçle

    Tarladaki ekinleri yemekte olan eşeğin yanına varır

    Elindeki pankartı kaldırır

    ve sabahın köründen itibaren elinde pankartla dikilir

    Tâ güneş batıncaya kadar

    Fakat eşek çıkmaz!

    Adam şaşkındır

    "Belki de eşek pankartta ne yazıldığını anlamamıştır?"

    Eve döner ve yatar uyur

    Ertesi sabah

    Çok sayıda pankart hazırlar

    Çocuklarını ve komşularını da çağırır

    Köy halkını galeyena getirir

    "Yani bir zirve toplar"

    İnsanları kuyruklar halinde dizer
    Ellerinde pankartlar:

    "Ey eşek tarladan çık!"

    "Eşeğe ölüm!"

    "Yazıklar olsun sana ey eşek tarla sahibinden ne istiyorsun?" Eşeğin ekinleri yemekte olduğu tarlanın etrafını çevirirler

    Başlarlar slogan atmaya:

    "Çık ey eşek, çıkmazsan fena olur!"

    Eşek eşek !

    Yemeğe devam eder ve etrafında olup bitenlere dönüp bakmaz bile

    Ertesi gün de güneş batar

    İnsanlar bağırmaktan,slogan atmaktan yorulmuş ve sesleri kısılmıştır

    Bakarlar ki eşek kendilerine aldırmıyor, dönerler evlerine

    Başka bir çözüm bulmak lazım!

    Üçüncü günü sabahı

    Adam evinde başka birşey yapmağa girişir

    Eşeği çıkarmak için yeni bir plan

    Çünkü ekinler ha bitti ha bitecek

    Adam yeni icadını getirir

    Eşeğin kuklası

    Gerçek eşeğe çok benziyor

    Eşeğin tarlada ekinleri yediği yere gelince

    Eşeğin gözleri önünde

    Eşeğe çıkması için bağırıp duran kalabalık köylülerin önünde

    Maket üzerine benzin döker

    ve ateşe verir

    Kalabalıklar tekbir getirir

    Eşek de ateşin olduğu yere bakar

    sonra da umursamaksızın tarlada otlamaya devam eder

    Amma da inatçı eşekmiş yahu!

    Laftan anlamıyor

    Bu sefer eşekle görüşmek için heyet gönderirler

    Derler ki: Tarla sahibi kendisinin tarlasından çıkmanı istiyor

    Haklı olan o !

    Sana düşen çıkıp gitmek

    Eşek hala onlara bakar

    Sonra otlamaya devam eder

    Hiç onlara aldırmaz

    Başarısız birkaç girişimden sonra

    Adam başka bir aracı gönderir

    Aracı eşeğe der ki:

    Tarla sahibi hazır

    Tarlanın bir kısmından vazgeçmeye

    Eşek yemeye devam eder,dönüp bakmaz bile

    Üçte birini sana vermeye razı!

    Eşek yine cevap vermez

    "Yarısını verecek!"

    Eşekte yine cevap yok

    Peki peki!

    İstediğin kadar alanı sen belirle,ama belirlediğin alanın dışına çıkma

    Eşek, başını kaldırır

    Artık yiye yiye iyice doymuştur

    Tarlanın kenarına doğru biraz ilerler

    Kalabalığa bakar ve düşünür

    İnsanlar sevinirler

    Nihayet eşek anlaşmaya yanaştı

    Tarla sahibi tahtaları getirir

    Tarlayı iikiye böler ve ???????

    Eşeğin olduğu hisseyi ona bırakır

    Ertesi sabah

    Tarla sahibini bir sürpriz beklemektedir

    Eşek kendi hissesini bırakmış

    Tarla sahibinin hissesine dalmış

    otlamaya burada devam ediyor

    Kardeşimiz tekrar pankartlara müracaat eder

    ve mitinglere

    Anlaşılan faydası yok

    Bu eşek laftan anlamıyor

    Galiba bu , bu yörenin eşeği değil

    Herhalde başka bir köyden gelme

    Adam artık tarlanın tamamını eşeğe bırakmayı

    ve başka bir köye gidip yeni bir tarla edinmeyi düşünmeye başlar

    Orada hazır bulunanların ve büyük kalabalığın gözleri önünde

    Köydeki son insanın bile hazır olduğu bu kalabalık huzurunda

    Bu ümitsizce çabalara

    işgalci, inatçı, mütekebbir, saldırgan ve zarar kaynağı eşeği çıkarmak için sergilenen bu çabalara katkıda bulunmak için

    Küçük bir oğlan çocuğu da gelmişti

    Çocuk kalabalıkları yararak tarlaya girdi eşeğin yanına vardı.

    Küçük bir sopa ile eşeğin kıçına vurdu

    O da ne: Eşek dört nala tarlayı terkediyor!!!

    " Hay Allah!" diye bağırır herkes

    "Bu ufaklık hepimizi rezil etti"

    Hepimizi komşu köyler nezdindede maskara edecek

    Hemen oğlan çocuğunu oracıkta öldürürler, eşeği de tekrar tarlaya sokarlar ve çocuğun "şehit olduğu" haberini etrafa yayarlar

    http://www.dunyabulteni.net/news_detail.php?id=64672



    <- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

    Pardus... Özgürlük İçin...